Yorum Yeri
11/4/2008 ·
Arkadaşlar buraya sadece konuşmak istediklerinizi yorum halinde yazın
Arkadaşlar buraya sadece konuşmak istediklerinizi yorum halinde yazın
![]()
Antonio Vivaldi Venedik, 4 Mart, 1678- Viyana, 28 Temmuz, 1741), İtalyan barok besteci.
Antonio Vivaldi, Giovanni Vivaldi ve Camilla Calicchio’nun ilk çocuğu olarak 1678’te Venedik’te dünyaya geldi. Lakabı Kızıl Rahip’ti. Babası, önceleri berberlik yapmış, daha sonra ise başarılı bir kemancı olmuştu. Vivaldi, ilk müzik eğitimini babasından almıştır. Annesi ise bir terzinin kızıydı.
Bir papaz eğitimi alan Antonio Vivaldi 1703 yılında resmi ilk görevine atandı. Ama aynı yıl başka bir işe daha girdi. Ospedale della Pietà adındaki bir kızlar yetimhanesinde keman öğretmeni oldu. Buradaki görevi yetim ya da sakat kızlara keman çalmayı öğretmek ve onlara konserlerde seslendirmeleri için her ay iki konçerto yazmaktı. 1709 yılında bu görevinden ayrılmak zorunda kaldi. Bu dönemde Vivaldi besteci olarak dikkat çekmeye başladı. Op.1 sonat seti 1705 yılında yayımlandı.
1709’da Op.2 keman sonatını Danimarka Kralı IV. Frederik’e ithaf eden Vivaldi, bu sıralarda konçerto yazmaya başlamıştır. Hollandalı yayıncı Estienne Roger, Vivaldi’nin 12 konçertodan oluşan L'estro Harmonico adli eserini yayımladı. Bu dönemin en etkili müziksel yayını oldu. Almanya dışına hiç çıkmayan Bach’in müziğinin İtalyan yanının oluşmasında önemli bir yeri vardır. 1714’te Vivaldi’nin konçertolarını duyan Quantz, Albinoni ile birlikte Vivaldi’ye konçertoda reform yapmaları için ödenek bağlamıştır.
1723 ile 1724’te Roma’daki karnaval mevsimi için üç opera yazdı. Yine 1723’te Vivaldi, Pieta’nın yöneticileriyle ayda iki konçerto besteleme konusunda anlaştı. 1725’te yazdığı eseri Op. 8, Il cimento dell'armonico e dell'inventione ile ünü daha da yayıldı. Bu yıllarda opera sanatçısı Anna Giraud ile ilişkisi başladı.
1737’de görevde yaptığı Ferrara’nın yöneticileriyle Vivaldi arasında sergilenecek operaların seçimi konusunda çıkan anlaşmazlık Vivaldi’nin işinden olmasına yol açtı. Bu olayın ardından Vivaldi, Amsterdam’a yerleşti. 1741’de Graz’da Anna’yı dinlemek için Avusturya’ya yaptığı yolculuğu sırasında Viyana’da konakladığı bir dulun evinde öldü. Hemen aynı gün kimsesizler mezarlığına gömüldü.
Vivaldi’nin 500’den fazla konçertosu vardır. Farklı enstrümanlardan yararlanmayı çok seviyordu. Hiç kimse viyolonselden solo enstrüman olarak onun yararlandığı kadar yararlanmamıştır. Fransız Barok müziğinde nefesli çalgılar ağırlıktayken, onun müziğinde yaylı çalgılar önem kazanır. 230 keman konçertosunun yanında, flüt, obua, çello, viyola, mandolin konçertoları vardır. Klasik müzikle ilgisi olmayanların bile bildiği Dört Mevsim Konçertosu en sevilen eseridir. Kendisinin 94 tane opera yazdığını söylemesine karşın, bunların ancak 50’si günümüze ulaşabilmiştir. Bitmek tükenmek bilmeyen bir müzik dehası olan Vivaldi’nin hırslı ve güçlü kişiliği, müziğine de yansımıştır.
Vivaldi'nin adı yüzyılımıza dek pek tanınmadı. Ancak 1920'den sonra yapılan araştırmalar sonucunda Vivaldi'nin yüzlerce eseri gün ışığına çıkmaya başladı.
((( ESERLERİ )))
Vivaldi'nin Amsterdam'da basılmış eserleri 100 konçerto ve 40 sonattır. Besteciliğindeki yaratıcılık ve çeşitlilik inanılmaz boyuttadır. 94 opera yapıtı olduğu rivayet edilir ancak bugüne kadar sadece 19 tanesi bilinmektedir. 500 kadar konçerto yazdığı sanılmaktadır.
Vivaldi hayalinde canlandırdığı resimleri müzik haline getirmiştir. Eserlerinde, hayallerine verdiği başrolü açıklayıcı sonelerle destekler. En ünlü eseri sayılan Op.8 içerisindeki Dört Mevsim konçertosunda mevsimler kendi özellikleri ile anlatılmıştır. Vivaldi'nin bu muhteşem eseri uzun yıllar sonra Beethoven'a da ilham kaynağı olmuş ve Pastoral Senfoni bu şekilde ortaya çıkmıştır.
((((( OPERALARI )))))
1=) Bajazet (RV 703)
2=) Cantone in Utica (RV-705)
3=) Dorilla in Tempo (RV-709)
4=) La fida Ninfa (RV-714)
5=) Giustino (RV-717)
6=) L'Incoronazione di Dario (RV-719)
7=) L'Olimpiade (RV-725)
8=) Orlando finto Pazzo (RV-727)
9=) Orlando furioso (RV-728)
10=) La verita in Cimento (RV-739)
11=) Tito Manlio (RV-738)
((( ORATORYA )))
Juditha Triumhans Devicta Holofernis Barbarie
KAYNAK:WİKİPEDİA
Grup Hepsi, 4 kişilik bir Pop - R&B kız grubudur
2005 tarihli ilk albümleri "Bir" ile büyük başarı kazanan grup, 2006 yılında "Hepsi 2" albümüyle çıkışını sürdürdü. Sezen Aksu ile birlikte Pepsi'nin reklam kampanyası için bir single hazırlayan ve seri konserler veren grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar. Grubun menajerliğini grup üyelerinden Cemre'nin annesi Şebnem Özberk yürütmektedir. 13 Mayıs 2007 tarihinden beri Hepsi1 adlı bir televizyon dizisinde oynayan grubun 3. stüdyo albümlerinin 2007 yılının Ağustos ayında çıkması beklenmektedir.Fakat 2007 yılında çıkamamıştır inşallah 2008 yılı uğurlu gelir...
GRUP HEPSİ'NİN HAYATI
Eren Bakıcı
18 Mayıs 1984 İstanbul Grup Hepsi üyesi müzisyen ve oyuncu.
Orta okul ve liseyi Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Devlet Konservatuarı Bale bölümünde okudu. Hala Mimar Sinan Üniversitesinde Modern Dans eğitimini sürdürüyor.Altı yıl boyunca Atatürk Kültür Merkezi Çocuk ve Gençlik Balesi’nin sergilediği oyunlarda rol aldı.Londra'da Urdang Dans Akedemisinde ve de Budapeşte Dans okulunda eğitim aldı.“Dans@” grubu ile Türkiye'yi Çin'de temsil etti. Reklam jingle’ları seslendirdi. “Yıldızların Altında” müzikalinde oynadı.
Cemre KEMER
1985 te İstanbul’da doğdu. Mİmar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümünde ortaöğretimin ve liseyi bitirdi. Aynı okulda Klasik Bale eğitimine devam ediyor. Atatürk Kültür Merkezi Çocuk ve Gençlik Balesinin sergilediği oyunlarda beş yıl boyunca rol aldı. Kliplerde oyunculuk yaptı. Reklam jingle leri seslendirdi. Özel şan ve piyano dersleri aldı.
Gülçin Ergül
1985 te İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümde o ortaöğretim ve liseyi bitirdi. Aynı okulda Modern Dans eğitimine devam ediyor. Atatürk Kültür Merkezi Çocuk ve Gençlik Balesi nin sergilediği oyunlarda yedi yıl boyunca rol aldı.Reklam jingle larıseslendirdi. Özel şan piyano ve Hip Hop dans dersleri aldı. ATATÜRK Kültür Merkezi Çocuk Korusunda yer aldı.
Yasemin Yürük
1986 da İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümünde ortaöğretim ve liseyi bitirdi. İstanbul üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümünde Klasik Bale eğitimini sürdürüyor. ATATÜRK Kültür Merkezi Çocuk ve Gençlik Balesinin sergilediği oyunlarda üç yıl boyunca rol aldı. Özel şan ve piyano dersleri aldı. Reklam jingle leri seslendirdi. Tiyatro dersleri aldı.
Klasik batı müziği, genelde yüksek kültür seviyesi ile bağdaştırılan, halk müziklerinden net çizgilerle ayrılmış, Avrupa kökenli ve ağırlıklı müzik türüdür
KLASİK BATI MÜZİĞİ DÖNEMLERİ:
KAYNAK:WİKİPEDİA
10.yüzyılda yaşamış olan Farabi 'den Timurlenk’in öldüğü 1405’e kadar geçen süre, Türk Musikîsinin nazarî yönleriyle açıklandığı ve yazıya aktarılmaya başlandığı “oluşum dönemi”ni kapsamaktadır. Bu dönemin sonlarına doğru, çok meşhur bir üstad olan Abdülkadir Maraği, bir sonraki "evre" 'nin tohumlarını ekmiş, Türk Mûsikîsine yeni bir yön vermiştir.
Bunu takiben, 15. yüzyılın başından Yavuz Sultan Selim’in tahta çıktığı 1512’ye değin; anlatıla geldiği şekilde, Türk Mûsikîsi'nin ses perdeleri ve makamları üzerinde birtakım nazarî değişilikler yapılmıştır. Bu da, Diyâr-ı Rum’un ve Balkanlar’ın dört bir köşesine Mevlevîhânelerin yayıldığı, İstanbul’un feth edilip, Bizans İmparatorluğu kalıntıları arasına Enderun Saray Okulunun kurulduğu, kökleştiği ve Orta Asya’dan Ali Şir Nevâî ,Hüseyin Baykara, Ali Kuşçu, Şâdî gibi ilim adamlarının İstanbul’a cezbedildiği bir “dönüşüm dönemi”, keza “bir nevî Rönesans” olarak, karşımıza çıkmaktadır.
Bunun ardından, 16. yüzyılın başından IV. Murat’ın öldüğü 1640’a dek, Doğu’ya düzenlenen seferler sâyesinde, Osmanlı Sarayı'na Orta Doğu’dan getirilen müzik ve sanat adamlarının faaliyet gösterdiği, Şiî-Sünnî mezhepler arasında derin ayrışmaların patlak verdiği “şark dönemi” yaşanmıştır.
17. yüzyılın ortalarından Lâle devri nin sona erdiği 1730’a kadar, avrupai Barok ve Rokoko etkilerin Osmanlı Sarayı'na nüfûz ederek, zamanının doğu kültürüyle apayrı bir sentez oluşturduğu “klâsik dönem” süregelmiştir. 1730’dan İsmâil Dede Efendi ’nin 1836 ’daki ölümüne dek uzanan dönem ise “son klâsik dönem” olarak adlandırılmaktadır.
Tanzimat Fermânı'nın ilan edildiği yıllardan II. Dünya Savaşı'nın sona erdiği 1945’e kadar süren akım ise “romantik dönem” olarak anılmaktadır.
20. yüzyılın ortalarından günümüze kadar gelen dönem “çağdaş dönem”dir. Bu dönemin en son temsilcilerinden biri Münir Nurettin Selçuk'tur.
KAYNAK:WİKİPEDİA
« Önceki |